Iznik Dag Maratonu 50Km

İznik Dağ Maratonu 50Km

Foto  : Ian Corless

Biraz kendimden bahsedecek olursam :

Koşu ile ilişkim 1,5 - 2 yıla dayanıyor.  Çoğu beyaz yakalı gibi ben de mezuniyet,iş hayatı,evlilik,çocuk derken kilo almaya başladım. En son 3 basamaklı kilolara ramak kala, birşeyleri değiştimeye karar verdim. ( Hemen değiştiremedim tabi ki ) 1 yıl kadar bir aksiyon alamadım. Sonrasında haftada bir gün koşmaya karar verdim, 1 hafta koşuyorsam 2-3 hafta koşmuyordum. Bu böyle devam etti. Bu arada koşu yarışlarına gidip havayı teneffüs ediyorum. Tabi 100 kişi katılıyorsa son 10 içinde oluyordum. Dönüm noktam ise, Kafein'den beraber iş arkadaşım değerli abim Nurkan Abi ile bir yarışta karşılaşmak oldu. Sonrasında onun tecrübelerinden faydalanarak düzenli spor yapmaya başladım. Koştukça yeni insanlar ile tanıştım ve sonradan adını Aydos537 vereceğimiz bir gruba dahil oldum. 10K, yarı maraton derken; maraton koştum.


Yarışa katılmaya karar verme süreci:

Kasım 2016'da Istanbul maratonunda koştuktan sonra biraz dinlenmek istedim. Asfalt zeminde 42 km uzun koşmak hem fiziksel hem de mental olarak yıpratıcı olabiliyor. Tabi dinlendikçe yatmaya alıştım, spor yapmadığım için azar azar da kilo aldım. En sonunda "bu böyle olmaz" diyerek yarışa kaydımı yaptırdım. Mesafe az buz olmadığı için antreman yapmadan bu mesafeyi koşmam imkansız, ayrıca yarış parkuru mesafenin yanında ciddi anlamda irtifa kazandığı için bu yönde de antrenman yapmam gerekecekti.


Yarışa Hazırlık Süreci:

Ocak ayının sonu ya da Şubat başında yarışa katılmayı kesin karar vermiştim. Hafta içi 5,7,10 kilometre ne kadar koşabilirsem koşmak, haftasonu da Aydos'ta iki günde toplam 30k koşmayı planladım. Geriye dönüp baktığımda plana haftasonları sadık kalabilmiş, haftaiçin genelde istediğim kadar koşamamışım. Bu süreçte; ilk önce 28K'lık bir antremanım oldu, sağolsun Nurkan Abi o gün bana sürekli destek oldu. Kendisi de İznik'te 140K için hazırlanıyordu.
O gün bittikten sonra bir eşik atladım zihnimde. 4 hafta sonra Çekmeköy Night Challenge 'ta 30Km koştum. ( Gece koşusu  zaten başlı başına bir yazı konusu. Yağmur,çamur, kafa fenerleri ve bir metre önünü görmeni engelleyen sis... )  Bu yarış da bir sıkıntı olmadan bitince İznik için daha da umutlandım.
Antremana ayırdığım zamanlar azalsa da 3 hafta sonra 40Km'lik bir antreman yaptım. Bu antreman İznik'teki yarışın simülasyonu olmuştu. Geriye kalan 10km'lik kısım için artık düşünmeye gerek yoktu, yarış heyecanı ile bir şekilde bitecekti. Bu saatten sonra İznik ile kafamda soru işareti kalmadı. Artık antreman şiddetini azaltacak ve yarışı bekleyecektim.

Aydos537 Klasik Haftasonu
Antremanları
40K antreaman sonrası.
Alpay Abi rahat 10k daha gider
de saatin şarjı bitiyor.














Büyük hatalar zinciri:

40km'lik yorucu antreman ertesi günü dinlenmemek en büyük hatamdı, vücudum bu seviyelere alışkın değildi. Kendimi toparlamam için biraz vakite ihtiyacım vardı. Peki ben ne yaptım, ertesi gün 20km daha koştum arkadaşlarla. Hatta orada da biraz abartarak Alpaslan abi ile depara kalktım. O anda sol bacağımda bir çekme hissettim. Artık benim de bir sakatlığım vardı: Hamstring. Neyse ki bu sakatlık yarışa kadar geçmemiş olsa da yarışta beni engellemedi.


Yarış Malzemeleri:

Saat : Garmin 910XT.  Rota yüklenebilmesi yarışta çok işime yaradı. Yükselti grafiğini saatin ekranından sürekli kontrol ederek, hızımı korumaya özen gösterdim.
Ayakkabı : Adidas Duramo Trail 7 iki trail ayakkabımdan biriydi. Diğer ayakkabım olan Adidas Kanadia'dan çok memnun olsam da 700km'den fazla giymiştim,tabanı yıpranmış olabileceği için yarışta riske etmek istemedim.
Çanta : Kalenji Trail koşu çantası, içinde 2 litrelik su torbası ile beraber.
Yağmurluk : Nike Vapor Jacket. Süleymaniye sonrası hava karardı ve soğudu, iyi ki almışım.
İçlik Uzun Kollu Tişört : Raidlight
Şort ve altına tayt : Kalenji.
Çorap olarak da markasını bilmediğim uzun tozluk. Özellikle Narlıca Müşküle arası uzun çorap bacakları dikenlerden koruyor.
Eldiven : Kalenji. Bazen dikenleri, dalları elinizle kenara çekmek zorunda kalıyorsunuz, eldiveni bu sebeple kullandım, o da işime yaradı.
Yiyecek olarak da hurma ve kuruyemiş aldım.


İznik'e Ulaşım ve Konaklama:

Arabalı vapur ile Yalova'ya , oradan da minibüs ile İznik'e geçtim. Toplam 2 saatlik sürecek bir yolculuk. Konaklamayı da İznik Öğretmenevi'nde Alpay Abi ile yaptım.

Gece 00:00'da 140K koşan abilerimizi start çizgisinden uğurladık. Ayağınız düz bassın !!!

Yarış Sabahı:

Yarış 10:30'da başlıyordu. Saat 7-8 arası mükellef bir kahvaltı yapıp yarışı beklemeye başladık.
Servis araçları ile başlangıç noktası olan Narlıca'ya yaklaşık 40 dakikalık bir yolculuk sonrası geçtik.

Alpay Abi ile
Metin Abi ile









Aydos537'nin değerli abilerimle fotoğraf çektirdim.  ( Yarışta da çok iyi koştular.  )

Narlıca - Müşküle:

Yarışın bu etabı 9km uzunlukta olup sürekli tırmanışın olduğu; dar keçi yollarından,zeytinlik bahçelerinden geçen zor bir kısım. Burada gücümü koruyarak fazla geride kalmamaya da özen göstererek devam ettim. Yarışın en zor kısımları denilebilir. Çoğu bölümde koşmayı bırakın yürümek bile çok zor. Aşağıdaki fotoğraf belki parkuru bilmeyenler için biraz fikir oluşturabilir.

Foto : Serkan Imrak

Bu bölümde bahsetmeden geçemeyeceğim bir kişi var. İdris Tosun. Tabi adını sonradan öğrendim, Önümde gidiyordu, her tehlikeli yerde arkadakileri uyarıyordu. "Aman burası kayıyor, dikkat !"
"Soldaki dala dikkat" Çok kişinin kayıp düşmesini engellemiştir uyarıları. Sağolsun varolsun.

Müşküle-Süleymaniye:

Müşküle'de halkın sıcak karşılaması ile hemen su içip,bir kek yiyerek yoluma devam ettim.Tırmanış devam ediyordu. Hiç bitmeyecek gibi sürekli tırmanıyorsunuz. Fiziksel olarak güçlü olmanız yanında zihinsel olarak da  kendinizi diri tutmalısınız. "Yeter artık " diyerek pes etmemeniz hiç bile değil. Henüz yorgunluk yoktu, ama bıkkınlık geldiği zamanlar oldu, yokuşlar hiç bitmeyecek gibiydi. Yükselti arttıkça manzara da mükemmelleşti. O anı ailemle paylaşmak istedim. Görüntülü konuşma yaptık. Öyle güzel yerlerden geçiyorsunuz ki, cennette gibisiniz. Sevdiklerinizle bu manzarayı paylaşmak istiyorsunuz.
Moralim yerine geldi, hafif de düzlük var hadi biraz tempo !!



Süleymaniye-Derbent:

Öğle vakti Süleymaniye'ye vardım.19 kilometre bitmişti, Tırmanışların çoğunu bitirmiştik.
Cami avlusunda elimi yüzümü yıkadım, ferahladım.
Kontrol noktası zengindi. Çorba içtim, yarım bardak kola, zeytin,peynir yedim. Burada biraz fazla vakit kaybetmiş olacağım ki, bir önceki etapta geçtiğim çoğu kişi beni yakaladı. Hatta oyalanmayıp yoluna devam ettiler. Tahminimce 10 kişilik bir ekibe koşmadan geçilmiş oldum.
Daha fazla oyalanmamak gerek diyerek yola koyuldum.
Tırmanış devam ediyor ve az önce beni geçenleri aşağıdan izliyorum. Yaklaşacak gibi oluyorum ama bir türlü yakalayamıyorum. Her ne kadar yakalamak için nabzımı artırmasam da onları geçmeyi de istiyorum. En azından kopmayıp arkadan gelecek ikinci bir gruba geçilmeyim diyorum.

Bu gibi yarışlarda her ne kadar kendimizle yarışsak da, birinin sizi geçmesi sizi mental olarak hırpalayabiliyor.
Yarışa dönecek olursak  bir ara sağ calf'im çekmeye başlıyor. Koşmayı engelliyor. Hemen durup esneme yapıyorum, biraz yürüyorum. Koşmaya devam ediyorum. Hava da yağacak gibi. Çantadan yağmurluğu çıkarıp giyiyorum. Önümdeki grup ile mesafeyi korumaktayım. Ama yaklaşır gibiyim. Ama birden moralim sıfırlanıyor. Kuvvetim kalmıyor gibi. Daha önümde 25km var. Bunu düşündükçe daha da moralim bozuluyor. Allah'tan ki bu düşünceye saplanıp kalmıyorum. Tempomu çok düşürmemeye çalışıyorum. Bu arada hurma yiyip enerji verir diye umutlanıyorum. Telefondan gelen giden mesajlara bakıp kafamı dağıtıyorum. Alpay abi geçtiği yeri yazmış, aramızdaki fark çok açılmamış. O kadar da kötü durumda değilim deyip umutlanıyorum. Bu arada Aydos537 whatsapp mesajları ile destek oluyor. Saatte eğim grafiğine gözüm gidiyor. Yakında zorlu tırmanışların biteceğini anlıyorum. Bir anda rüzgar tam tersi esmeye başlıyor benim için.

Çok geçmeden öndeki grubu önce yakalıyor,biraz beraber gidiyor ve ardından onları geçiyorum. Yarım saatte 7-8 kişiyi arkamda bırakmak bana moral veriyor. Açıkçası diğer koşucuların da benim gibi yorulabildiğini,yavaşladığını görüyorum. Demek ki tek sıkıntı bende değil !
Bu şekilde giderken önde yeni bir gruba yetişiyorum ve Derbent'e varıyoruz.

Derbent-İznik:

35 kilometre bitmiş durumda. Kontrol noktasında sökülen göğüs numaramı iğnelemek ile vakit kaybediyorum, sağolsun Caner Bey, Bakiye Hanım yardımcı oluyorar. Sonra birşeyler atıştırırken geçtiğim o grup koşa koşa geliyor. Onları görünce hemen yoluma devam ediyorum.
Bundan sonrası genelde iniş.  Genelde koşarak inişleri bitiriyorum ve önümde dümdüz bir 5km var. Ne yokuş ne iniş, dümdüz yol ve normal bir tempo ile yaklaşık yarım saat sürecek. Tekdüze aynı ritimde asfalt üzerinde koşmak bana çok sıkıcı geliyor ve  zihnime oyun yapıyorum.
"100m yürü ,900m koş diyorum". 2  ya da 3 defa kusursuz bir şekilde yapıyorum. Fakat ritmim yice bozulmuş durumda. Ayrıca parkurun tam bittiğini zannederken surların dibinden dönüş olduğunu görünce tamamen yıkılıyorum. Artık yürüyüşe geçmiş durumdayım, bu anlarda 3-4 kişiye geçiliyorum. Aslında yol kısaymış ama çok olduğunu düşünerek yürüyüşe geçmiştim. Burayı bir defa daha koşsam bu hataya düşmem umarım.
Yürüdüğüm o anlar

Artık İznik'in merkezinde gibiyiz. Kah yürüyüp kah koşarak finişe geliyorum. O anda çevredekilerin alkışları çok moral veriyor.
50km 6 saat 48 dakikada bitiyor.

Yarış Sonrası Değerlendirme : 

Geçtiğimiz sene yarış sonuçlarından Serdar  abi ve Turgut abi'nin sonuçlarına bakarak 8 saat civarı koşarım diye düşünüyordum. 6:48'de bitirmek güzel bir süpriz oldu benim için.
Yarış anında şunu şöyle yapsaydım diyebileceğim birşey yok 
Belki son 1 km biraz koşsaydım arkadan gelen 3-4 kişiye geçilmezdim, o da çok sıkıntı değil diye düşünüyorum.
Başlangıç alanındaki 206 kişiden 190'ı bitiş çizgisini görebilmiş, 50'inci olmuşum. 


Bonus : 

Mali abi 140K ve
Serdar Abi 50K
Turgut abi 90K bitiriyor.
 Hedef tamamlandı.



Kontrol noktalarında harcadığım süreler: Müşküle 3-4dk,Süleymaniye 12 dk , Derbent 4 dakika

Koşu kaydı : https://www.strava.com/activities/954233140

Bitirme Sertifikası güzel bir anı olacak.



Yorumlar

  1. Tebrikler Erhan nefis bir mücadele

    YanıtlaSil
  2. Tebrikler! Kaleminize sağlık! Galiba Ian Corless sizin numaranıza yardım ederken bizi görüntülemiş!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim hem yorum hem de numara değişimi için. Fotoğraftaki ben değilim.

      Sil
  3. Tebrikler Erhan.Bilgilendirici yazı içinde teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Kalemine ve ayaklarina saglik, kisa surede cok guzel gelisme sagladin ve her gecen gun uzerine koyuyorsun, tebrikler 👏👏

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenix 5 Izlenimlerim